teknoloji etiketine sahip yazılar gösteriliyor. Tüm yazıları göster
teknoloji etiketine sahip yazılar gösteriliyor. Tüm yazıları göster

13 Haziran 2008 Cuma

mukemmel kadin piyasada

Başlığın iğrençliğine bak ama napayım japonlar mükemmel kadın yapmışlar, utanmdan birde piyasaya sürmüşler. Eğer teknolijiye bakış açıları gibi kadın yaptılarsa yandık. Evde yemek yapmak için ayrı kadın, masaj yapmak için ayrı kadın, tavla oynamak için ayrı kadın alacağız demektir. Onlar herşeyi bir arada beceremezler gerçekten. Biriyle başetmenin zorlukları göz önüne alınırsa, 4-5 tane si ile kabus bir hayat bizi bekliyor. Geç kaldın mesala, hayatın kaydı. Biri bitiyor, bir başlıyor. Nerdeydin de, kimleydin de, oyarım seni de, bende gezerim de.. off off...

Şimdiden bazı tehlikleri öngörebiliyorum. Arkadaşlar bu kadınla duşa girmeyin, kaçak falan yapar maazallah. Sonra japon bunlar, kalemtraş falan eklemiş olabilirler.

Ne olursa olsun MIT(Mantar İstihbarat Timi) bu işe el attı ve bu kadın robotun özelliklerini bugün ki lansmanından önce ele geçirdi. Sizinle paylaşmaktan gurur duyuyorum. İşte robot kadınların gerçek yüzü;

Konu : Analiz?
Element :Mükemmel Kadin
Sembolü : PWO
Atom agirligi :53,6 kg olarak kabul edilmistir ancak 40 kg'dan 200 kg 'a kadar degisik çesitleri bulunmaktadir.

*Fiziksel özellikleri*
1- Yüzeyi renkli film tabakasiyla kaplidir.
2- Degisik sicakliklarda kaynar.
3- Bilinen bir sebep olmaksizin donar.
4- Özel ilgi gördügünde erir.
5- Yanlis kullanimlarda isirir.
6- Islenmemisinden siradan maden filizine kadar pek çok halde bulunur.
7- Dogru noktalara basinç uygulandiginda ürün verir.
8- Standart ölçüleri varsa da kolay bulunmaz.
9- Çekici özelligi nedeniyle fazla yaklasilmamasi önerilir.

*Kimyasal özellikleri*
1- Altin,gümüs,platin ve diger kiymetli madenlerle yakin akrabaligi vardir.
2- Büyük miktarlardaki pahali maddeleri ve degerli taslari absorblayabilir.
3- Belli bir sebebe bagli olmaksizin patlayabilir.
4- Sebepsiz yere çikip gidebilir.
5- Likitlerde çözünürlügü yoktur fakat alkolle doyuruldugunda aktivitesi büyük oranda artar.
6- Dünyada bilinen en büyük servet indirgeyicidir.
7- Özellikle kapali alanlarda bir arada tutulmalari tehlikelidir. Çok sayida bir arada olmalari merkezi sinir sistemini etkiler.

*Genel kullanim alanlari*
1- Genelde süs olarak.
2- Üretimde
3- Belli dozda kullanilmasi halinde rahatlamada büyük yardimci özelligi vardir.
4- Çok etkili temizleyici özelligi vardir.

*Testler*
1- Saf numunesi dogal halde bulunabilirse rengi parlak pembeye döner.
2- Daha iyi bir numunesiyle kiyaslandiginda rengi yesile döner.
3- Kulaga zarar verdigi tespit edilmistir.

*Potansiyel tehlikeleri*
1- Tecrübesiz ellerde çok tehlikelidir.
2- Birden fazlasiyla ilgilenmek yasal olarak engellenmistir ancak degisIk mekanlarda ve birbirleriyle direkt temas etmelerini engellemek kosuluyla bu yapilabilir.
3- Ayni mekanda, uzun süre bir arada olmak,çesitli sakincalar olusturmaktadir.

Gördüğünüz gibi adamlar öyle bir robot kadın yapmışlar ki gerçeğinden hiç bir eksiği yok, çok şaşkınım. "Keşke bu kadar benzetmeselermiş,imalat aşamasında erkeklere de danışsalarmış" demeden edemiyor insan.

*Bugün şehir dışındayım, yorumlara cevap veremem, siz diyeceğiniz deyin, ben gelince cevaplarım.

16 Mayıs 2008 Cuma

en hakiki öz teknik destek efsaneleri

Biyo bana pas atmış, maillerle gezen teknik destek hadiselerini yazmış. Pehh. Neyse bende gelişine vurayım gol olursa olur, olmazsa olmaz. Bizde daha önce hiç duymadığınız, duyamayacağınız hikayeler var, çünkü ben henüz bir yere mail atmadım.. Peki önce blogger'ladan gelen sorular. Sanki google da çalışıyorum. Bakın şu sordu, bu sordu demiyorum, genel olarak blogger terimini kullanıyorum

-Efendim bloggerın birini hacklemişler bizide hacklemesinler.
-Hayır efendim hackleyemezler, o salak şifresini kaptırmıştır.

-Dosyaları siliyoruz, sonra geri dönüşüm kutusundan da siliyoruz ya, işte onlar nereye gidiyor
-Uzay boşluğunda serbest dolaşımdalar onlar. Astronotlar uzayda görüyor onları.

-Blograzzi den özel mesaj atmış , sonrada soruyor, bu sana yazdığımı kaç kişi görüyor
-Sen ben, birde isterse sitenin sahibi ama uğraşacağını hiç sanmam.

-Yazı koyuyorum,yayınla diyorum,planlanmış ibaresi ile saklıyor yazıyı ipne bloger.
-Senin blog ayarların düzgünmü bakalım da bloggera atıp tutuyorsun. lütfen önce kendi kapımızın önününü süpürelim ve AYARLAR /BİÇİMLENDİRİLİYOR altındaki şu an kimbilir neresi olan zaman dilimini İSTANBUL yapalım.
-Aaa Jamaika değilmişte ona yakın bir yermiş miş..
-Yaaaaaaaaaaa sabır.

Neyse daha fazla yazıp kişiyi çok belli etmek istemiyorum, gelelim diğer hikayelere..

Yer Kıbrıs. Eğitim veriyorum. Dedimki şimdi başlata tıkla. Mouse'u aldı ekranın camına, tak tak diye 2 kere vurup tıklattı. Ben salonu terk ettim.

Yine kıbrısta bir defa eğitimdeyim. Adam fotoğrafta gördüğünüz gibi mouse kullanıyor. Hikaye enteresan. Kendisi Hatay'lı, bu garsonmuş, bir gece müdürünün masanına oturup açık kalan bilgisayarı kurcalamaya başlamış. Şans bu ya mouse o anda termiş ve mouse'u ters kullanmaya alışmış. Bu gizli gizli porno site ziyareleri aylarca sürünce adamda bu durum iyice yerleşmiş. Artık normale döndüremiyoruz. Deneyince ne kadar zor bir şey yaptığını göreceksiniz.

Telefonda bir gece geç vakit. Davarın teki telefonda. Bir problemi var, adama dos tan bir şey yaptırıcaz, zar zor dos'a soktuk. Sonra
-DIR de diyoruz, DIR diyor.
-ne çıktı,
-hiç bir şey
-peki tekrar DIR de, noldu ?
-bişey olmadı.
Anladıkki adam ağzıyla DIR diyormuş.

Klasiktir,
-Şimdi o açık pencereyi kapatırmısın ?,
-Açık pencere yok, odanın kapısı açık
-Orda başka biri varmı ?

Bu dahada klasiktir ama başa geliyor, benim 1-2 defa geldi.
-Masa üstünde ne var
-Kalem, bloknot klavye
-Peki, beni başka birine bağlasana

Adam internet tarayıcısını açınca DNS error alıyor diye arıyor. Bu problemi 1 aydır yaşıyorum bakmıyorsunuz diye de fırça atıyor. Yanlış yeri arıyor, bizim işimiz değil ama yinede soruyoruz
-Tarayıcının açılış sayfası nedir.
-Bi saniye bakıyorum,, hımmm, ana sayfam direk hata mesajına gidiyormuş...
-Peki iyi günler

Gece yarısı telefon çalar, şuuh sesli bir hatun hatta, arka fonda kikirdeşmeler.
-Bizim bir problemimiz var, acaba siz halledebilirmisiniz, kikir de kikir
-Nedir anlatın lütfen, nerden arıyorsunuz. (müşteri bekliyorsun doğal olarak)
-İstanbul'dan canım, ama buraya gelmeniz lazım acil, gelebilirmisiniz şimdi.
-Biz prensip olarak önce telefonda çözmeyi deniyoruz, telefonla olmazsa modemle, o zamanda çözememiş olursak kalkıp geliyoruz. Ama genelde gelmeden çözmüş oluruz.
-Vayy be nasıl oluyormuş o iş, telefon şimdi elimde, napayım telefonu?
-Peki size iyi geceler hanımefendi..
-Yerim senin hanımefendi diyen dillerini. kikir kikir kikikikr
Hanım olaya girer, zira konuşmalar sessiz odanın içinde çınlamaktadır.
-Versene sen o orospuyu bana ?

Birtanede Ünsal'dan. Şimdi destek ekipleri problemli müşteriye uzaktan bağlanırlar ve adamın ekranında notepad'i açıp orda müşteri ile yazışırlar. Neyse bir çağrı geliyor ve bizim Ünsal bağlanıyor, bakıyorki problem halledilmiş. Notepad'i açıp yazıyor
-Problemi sizmi halletiniz?
-Evet ben.
-Tebrikler valla bayağı iyi öğrenmişsiniz.
-Eee işimiz bu, tşk ederim
-Ok iyi günler.
Aradan 1 saat geçiyor aynı yer tekrar arıyor, bu defa destek yöneticisi soruyor
-Şuraya kim destek vermişti ?
2 kişi aynı anda Ben diyor. Sonra anlıyorlarki aynı anda bağlanıp birbirleri ile yazışmışlar.

Son olarak birde dedikodu. Malum okuyucu istiyor. Bir defasında yine eğitim veriyorum. Sınıfın ağırlığı lise öğrencileri. Ara verdim, bunların arka sırasında oturdum maillerimi okuyorum. Önümde 3-4 kız var, benden haberleri yok konuşuyorlar.
a-ayy bir şey sorucam, siz kendinizi şımartıyormusun?
b-Nasıl şımartmak kız? ben bilmiyorum.
c-aa ben şımartıyorum.
a-nasıl şımartıyorsun peki?
c-mesala kendime kahve yapıyorum.
a-bende çukulata alırım

Bu ne ya, bu yaşta bu cosmopolitan yalanları. Kendilerini şımartıyorlarmış. Hangi ülkede yaşadıklarından haberleri yok garibanların. Evlenin göreceksiniz şımarmayı siz.

14 Mart 2008 Cuma

tereyağlı kedi teorisi

Bu ara kuantum fiziğine taktım. "Ne biliyoruz Ki" serisinin kitabı, filmi ne varsa okuyup seyrediyorum. Tabi bu beni paradigmalarımın sınırlarını zorlamaya itiyor. Gerekli gereksiz bir sürü şey düşünüyorum. Alın işte dün gece düşüdüğüm konulardan bazıları.

Tereyağloji bilimi derki, masadan düşen her tereyağlı ekmek dilimi tereyağlı tarafın üzerine düşer. Bunu hepimiz bu yaşa kadar yaşadık gördük değilmi. Doğru bir teoridir ve kuantum fiziğine göre çok mantıklı bir açıklaması vardır. Ekmek düşerken "tereyağlı yüzeyine düşmez inşallah" diye düşünen aç gözlemci gerçekliği etkiler ve de tereyağı düşündüğü için tereyağlı yüzey yere kapaklanır. Eğer ortada bir gözlemci olmasaydı kurtulma şansı %50 idi. Tabi bu yüzde teorik bir rakam, çünkü ıspatlamaya kalktığımız anda ortamda bir gözlemci oluyor ve tereyağ sürekli yere düşüyor.

Buna benzer şekilde Kedi bilimci (Cat Sitivins) derki, yukardan serbest düşmeye bırakılan kediler 4 ayak üstüne düşer. Burda gözlemcinin deneye etkisi yoktur, zira kedi bizzat kendisi bir gözlemcidir ve 4 ayağı üstüne düşmek için çaba harcar ve %99 düşer. (fırfır çevirip atarsanız düşemiyor.)

İşte yıllardır bilimin çözemediği soruya geliyoruz. Sırtına tereyağı üste gelecek şekilde tereyağlı ekmek bağlanmış bir kediyi yüksek bir yerden aşağı atarsak yere ilk kim düşer. Kedimi, tereyağlı ekmekmi ? Butter-Ketoloji (biyo-kimya gibi) teorisyeleri diyor ki, tam yere düşmeden önce evren uzay-zaman düzleminde bir kararsızlığa düşer ve sırtı tereyağlı kedi kendi ekseni etrafında çok hızlı bir şekilde dönmeye başlar ve evrende bir boşluk yaratarak havada asılı kalır. Bu karasızlığı bozmak için ya tereyağlı ekmekğin düşmesi yada kedinin o ekmeği yemesi gerekir. Ayrıca bir kedinin kuyruğu ile her zaman odada ki osuran kişiyi göstermesi teorisi doğruysa kedi kuyruğunu bu boşluktan dışarı çıkarıp bu döngüyü kırabilir.

Bu durumun günlük hayatımızda nasıl kullanılacağı üzerine kafa patlatan Butter-Keto-Fizikçiler bu boşukta bir takım deneylerin yapabileceğini, ayrıca bu dönüşün enerjisinden faydalanarak SIFIR enerji tüketimli devir daim makinası yapılabileceğini söylüyorlar.(bknz:erke dönergeci) Hatta daha ileri gidenler uçan dailerin altında böyle kediler olduğu, ve insanların VINNNN diye duydukları sesin aslıdan binlerce kediden çıkan mırıltı olduğunu iddia ediyorlar.

06 Mart 2008 Perşembe

bilinçsiz tüketici

Lcd+HD Uydu. İnsanı dünyaya bağladığını idda eden ama aslında dünyadan koparmak içn gereken zımbıttılar. Sanki internet buna yetmiyordu da, birde bunları açtık başımıza. 1 aydır LCD araştırıyorum. hangi lcd tv? sorusunun cevabı zor gerçekten. Onlarca parametre karşılatırmasından sonra, biri sürü satıcı, garanati biçimi, teknik terim öğrendikten sonra tam philips ve sony dışında bişi almam deyip, sony kdl-32p3000 almaya gitmiştim ki, toshiba 32 av500pg alıp gelmişim eve.

Nasıl oldu bende anlamadım. Diğer LCD lerin yanında çalışırken gördüm, tamam dedim. teknik özelliler önemli değil. ben bu aleti sevdim kardeşim. (Fiyatının sony den daha ucuz olmasıyla alakası yok -valla billa yok-,). Tabi eve gelip araştırınca gördümki teknik özellikleride sony e basıyormuş. sony 8000/1 kontras iken, tosiba 20.000/1 kontrasmış. pc çözünürlüğü sonyde 1024 iken toshiba 1920 imiş. Seçim doğru yani

Ama evdeki kablo tv nin yayın kalitesi çok kötü. nolcak bir uydu alıveririz diyordum ki, uydu alıcılarını araştırmaya başlayıcna gördümki o işlerde çok derin. Bugünlerdeki derdim hangi uydu alıcısı?
HD alıcılar, UPSCALE (SD görüntüyü HD yapıyor) özellikli alıcılar, linux işletim sistemli alıcılar, kendini internetten günceleyenler, uydudan günceleyenler, klon alıcılar, orjinal alıcılar. IBM işlemciler, Samsung Tunerler , Twin Tuner li olanlar, HDD takılanlar, wireless ten notebookun hdd sini görenler, PVR olanlar ...

Bilinçli tüketici olacağıma bilinçsiz tüketici olsaydım da bunları dert etmeseydim kendime. Galiba bu araştımaların sonucuda LCD gibi tam bilinçsizce olacak;Gidip göreceğim, alıp geleceğim.

Ancak buradan tekrar belirteyim ki, (artık kim üstüne alınırsa) uyduyu da aldıktan sonra koy.ötüne hesapsız alışveriş günleri bitmiş, burdan sık, burdan yala tasarruf günleri başlamıştır. 2.bir emre kadar aşağıdaki tasarruf tedbirleri devrededir.

  • Kalan bezelye, mecimek yemekleri börek içi olarak değerlendirelecek,
  • devletşah ve portakal ağacındaki yemeklere ara verilecek,
  • bildiğin tarhana çorbası, kuskus, erişte, maslancza ve kulak çorbası ile idare edilecektir.
  • sabahları tuvalette benden önce gittiğinde sifonu çekme, ben işimi bitirince çekerim. (1 taşla 2 kuş).
  • tuvaletini hafta sonuna kadar tutarsan, akvaryum su değişimlerinde çıkan suyu, tuvalet suyu olarak kullanabiliriz.
  • O kediye yaş mama almaya ara veriyoruz ve kuru mamayı ıslatıp yaş veriyoruz.
  • Akşamları da sokağa salıyoruzki çöplerde falan doysun gelsin ayrıca İstanbulda kaç kedinin sokakta beslendiğini bir görsün haspam. Yemek beğenmemek ne demekmiş..>:.
  • Bizim modemi kapat, komşunun şifresiz modemine bağlan.
  • Akvayum motorunu durdur, bir pipetle hergün akvayuma 2 saat üfle, havalandır.
  • Su siparişlerini iptal et, dinlenmiş çeşme suyu içeceğiz. Düzce lağımında süzülmüş miss gibi melen suyu, ohhh.(büyükşehir çalışıyor)
  • Notebookları, fotoğraf makinalarını ve cep telefonlarını iş yerinde şarj et.
  • Battaniyleri çıkar, kombiyi kıs, lambaları kapat, mumları yak. (tasarruf tedbiri valla)
  • ... bişiler daha vardı, unuttum bak.

10 Ocak 2008 Perşembe

Bill Gates' Emekli oluyor

07 Aralık 2007 Cuma

steve jobs - stay hungry, stay foolish

iMac, iPod ve iPhone gibi ürünlerin yaratıcısı Steve Jobs. Aşağıdaki de onun Stanford Üniversitesi'ndeki mezuniyet töreninde yaptığı konuşma.



(burda yayınlamam bu adama hayran olduğumu falan göstermemeli. zekasını nasıl ve nereye kullandığı konusunda farklı görüşlerim var. sadece bir mp3 çalar olan ipod un fiyatına bakın, ne demek isteğimi anlayacaksınız)

24 Temmuz 2007 Salı

24 hours computer support task force