hayvan etiketine sahip yazılar gösteriliyor. Tüm yazıları göster
hayvan etiketine sahip yazılar gösteriliyor. Tüm yazıları göster

26 Mayıs 2008 Pazartesi

kene ısırdı gene

Hafta sonu yine yüzlerce insan kene ısırığı yüzünden hastanelere gitmişler. Aman doktor beni bir şey ısırdı, bu kenemi, ölecekmiyim. Ulan normalde bunun için senin veterinere gitmen lazım hayvan. Doktor ne bilsin hangi kene ısırdı. Türkiye'de yaşayan 30 çeşit kene var, tıp fakültesinde kene cinslerini mi anlatıyorlar adama. Mesala Ferhat Göçer'de doktor, sor bakalım kendisine kaç çeşit kene biliyormuş? Sonra bu ehvamlı halinle SGK'nu da zarara uğratıyorsun.

Ne diye korkuyorlar anlamıyorum ben. Türk halkı olarak sırtımızdaki her türlü emici keneye alışık değilmiyiz. O insan kenelerden ölmedin de, bu küççücük hayvandan mı öleceksin. Hem sen Türk değilmisin kardeşim, sana bir şey olmaz farkında değilmisin.

Zaten çok sürmez bir yetkili çıkar, alır kenesini eline, yapıştırır boynuna, aha işte der, bakın bir şey olmuyor. Radyasyonlu çayı geçtim, geçen hafta Konya'damı, Aksaray'damı lahımlı suyu içmedimi sağlık müdürü. Lahımlı su içen adama kene bir şey yapmazmış zaten. Kenenin de bir ağız tadı var haliyle.

Zaten bu kene, ya bir hayvanla yakın temasta iken geçer, yada çayırda çimenda uyuyakalınca falan. Yani öyle koşan, uçan, zıplayan bir hayvan değil kendisi. Eğer dağda bayırda ossura ossura uyumazsan, bindiğin -veya her ne yapıyorsan işte- beygiri, eşşeği de bakımlı hayvanlardan seçersen normalde sana bir şey olmayacak yani. Ha gayret, biraz sabret yaz geçince gidecek keneler.

27 Şubat 2008 Çarşamba

Pseudotropheus saulosi / Türün Genel Tanımı

Genel: Pseudotropheus Saulosi Malawi gölü balıklarındandır ve cüce mnuba ailesindendir. 1989 da ‘Taiwan’ kayalıklarında Ad Konings tarafından keşfeldimiştir. Konings bir dalgıçtır, ‘Taiwan’ de daldığında kulaklarını basınca alıştırmak için 7 metre derinlikte beklerken kazara bu türü görmüştür. Bu yeni türü isimlendirirken yanında ona yardım eden yerli rehberi Saulos Mwale 'nin adından yola çıkmıştır.

Saulosi cüce mnuba olarak görülüyor çünkü 7-10 cm kadar büyüyorlar. Erkekler mavi olup dikey siyah barları vardır. Dişiler koyu sarı olurlar. Yavrular sarı doğar ve yetişkin olduklarını asıl renklerini alırlar.

Doğada: Taiwan kayalıkları boyunca saulosiler 7-15 metre arasında bulunurlar. Kayalıklarda büyük sürüler halinde gezerler. Bu gruplar çoğunlukla sarı renklidir ancak bu hepsinin dişi olduğu anlamına gelmez. İçlerinde sarı renkli erkeklerde vardır. Erkeklerin mavi renkleri belli bir bölgeye sahip çıktıklarında ve bu bölgeyi savunduklarında belirginleşir. Ama bütün sürünün içinde mavi baskın erkeklerin sayısı azdır.

Akvaryumda: Saulosiler bir çok mnuba türünden daha küçük akvaryumlarda bakılabilirler.Ancak yinede oldukça bölgecidirler ve yüzmek için geniş alanlara ihtiyaçları vardır. Tankın boyuna göre değişse bile saulosilerden sadece 1 tane erkek parlak mavi bir renk alacaktır. Diğer erkekler daha soluk bir mavi olacaklartır. Fakat renkler duruma göre değişiklik gösterebilir. Eğer tankınızda baskın bir erkek ve genç erkekler varsa, genç erkekler sarı renk alacak ve dişi gibi görüneceklerdir. Ancak baskın erkek salak değildir, sarı renk almış erkekleri yinede kovalayacaktır. (Burdaki ayırıcı nokta dişileri erkeklere göre daha yumuşak kovalamasıdır. ) 6 ve daha üzeri gruplar bakılması uygundur. Daha az sayılarda olursa dişiler baskın erkeğin agresifliği yüzünden oldukça hırpalanacaktır. Bakılabilecek en küçük akvaryum 200-220 lt civarındadır.

Üreme : Saulosiler diğer mnubalar gibi ağızda taşıyıcı balıklardır. Erkekler çiftleşme alanını seçerler. Bu genelde dipte kumlu bir yüzeydir. Bazen kumda veya kayaların altında bir çukur açabilir. Çok seçici değillerdir. Baskın erkek çiftleşme alanını hazırladıktan sonra çiftleşmeye hazır dişilerin önünde titreme hareketi yapar ve çiftleşmeye davet eder. (Eğer bu titreme hareketi başka bir erkeğin önünde yapılıyorsa bu meydan okuma anlamına gelir. Bu durumda pasif erkek kanatlarını kısar, rengini soldurur ve uzaklaşır.) Dişilere titreme hareketi yaptıktan sonra çiftleşme alanına kadar dişilere yol gösterir ve kuyruğunu yumurtlama sırasındaki gibi farklı bir şekilde sallar. Yumurtlama tamamlanınca dişi yumurtlaları azğına alır ve yavrular büyüyüp kendilerine yiyecek aramaya başlayana kadar ayvruları ağzında korur. Bu genellilkle 13 ila 18 gündür. Dişi bu süreçte ağzına yem alabilir ancak bazen yavrulardan bir kaçını yem olarak yutabilirde. Yavru sayısı genelde 10-15 civarında kalır, 20 yi geçmez.

Beslenme:Saulosiler SPIRULINA temelli yemlerle beslenmelidir. (ben 3 çeşit yem veriyorum. Sera-FLora/Tropic-Malawi/Tropic-Spirunila). Camlardaki ve taşlardaki algleride yerler. (Ancak tabiki bu algleri kontrol etmek için yeterli değildir. ) Arada bir ince kesilmiş marul falan verebilirsiniz.

Huy : Agresif
Maksimum Boy: 10 cm
Isı : 25-28 derece
Ph : 7.8
Su Sertliği : Sert
Zorluk Derecesi(1-5) : 2

Diğer: Saulosi yanına eğer başka bir tür düşünüyorsanız Labidochromis ailesi gibi saulosi boyunda mnubaları tercih etmelisiniz. Mavi ve sarı renklerden kaçınırsanız daha da iyi olur.

Kaynak : http://www.cichlid-forum.com/articles/p_saulosi.php

20 Eylül 2007 Perşembe

bir mail

Çok önemli bir kampanya başlatıyoruz ve bütün vicdanlı insanların desteğine
ihtiyacımız var...
5199 sayılı Hayvanları Koruma Kanununun HAYVAN HAKLARI YASASI olarak değişmesini
ve Türk Ceza Kanunu kapsamına girmesini istiyoruz.Çünkü şu anda hayvanlara işkence
edenler, bağlayıp tecavüz edenler,ayaklarını kesip gözlerini oyanlar,yavrusunu
annesinin gözleri önünde yakan vicdansızlar ceza almıyor,yakalansalar bile bu
kanun Kabahatler Kanunu kapsamında olduğu için yere tükürmekle eşdeğer tutuluyor
ve cezası en fazla o kadar... Oysa hergün Türkiye'nin her yerinden işkence,itlaf,
insanın kanını donduran vahşet haberleri alıyoruz..(En son Bandırma'da 280 köpek
öldürüldü,çoğu annesini emen yavrulardı ve ölmeleri bile beklenmeden canlı canlı
gömüldüler,Adanada ayakları kesilen köpeğin önünde yavrusu ateşe verilip yakıldı,
Bingölde su içmek için dereye giren yavru ayıya 2 saat taş ve çivili sopalarla
işkence edildi,hem de kahkahalarla yaptılar,zevk alarak,ayı yavrusu insanların
elinden ancak ölerek kurtuldu.
Oysa diyoruz ki insan öldürmekle hayvan öldürmek arası sadece bir adımdır.
Merhamet her yerde merhamettir.
Yaşam Hakkına Saygı sitemizdeki dilekçeyi sadece 1 dakikanızi ayırıp imzalar
mısınız?
http://www.yasamhakkinasaygi.com/dilekce/dilekce.detay.php?id=246
Ayrıca lütfen bu linki tüm tanıdıklarına gönderin,katılımın çokluğu çok
önemli.
Tüm çaresiz canlar adına teşekkür ediyorum.`

15 Haziran 2007 Cuma

bloody burberry


Dün tokyo da burberry firmasının önünde 3 kız soyundu ve bu firmanın tavşan ve tilki gibi hayvanları öldürdükleri, hatta öldürmeden önce deri kaliteleri için korkunç şartlara maruz bırakıldıkları için protesto etti.

Seyredebilirseniz neyi protesto ettikleri görürsünüz.