pardon, bir şey mi soracaktınız
Efenim, hafta sonu istanbul-çanakkale-edirne-ist arasında 2 günlük bir seyahat yaptık. 2 arabadan oluşan konvoyumuzun başına gelmedik kalmadı. Benim farlardan biri bozuldu, Baco-Tur(*) aracı bilye dağıttı. Ama sağ salim geldik İstanbul'a. Tabi bir sürü blog post konusu doğdu herkese. Mesala kıyak yazmadan ben yazayım;
Evet,itiraf ediyorum; Ben jandarma görünce sağa çektim. Çevirme var sanmıştım. subay yanıma gelip
-pardon, bir şey mi soracaktınız, dedi
-çevirme var sanmıştım. dedim
-hayır çevirme yok, biz burda öyle duruyoruz ,hahaha..
Ulan bunun neresi komik, yolun kenarına 50 jandarma koy, bayrak sallasınlar, sonrada
-ne çevirmesi beyfendii? de.. Ayrıca şehitlik ziyaretine giden bir adama yapılacak şakamıdır bu, hiç hoş değil. Sen gülersen, diğerleri sıçar.
İstanbul Keşan arası baco-tur'a nal toplatıp 30 dk fark atmıştık. Karnımız acıkmıştı ve daha fazla dayanamazdık. Keşan-Gelibolu arasında keşandan 10 km sonra sağda Erdoğan Et var. Bu gezide yaptığım en güzel şey onun önünde durmakmış meğer. Erdoğan abi bizi öyle bir doyurduki anlatılacak gibi değil. Bize sadece ana yemeği sordu. Sonra ortadan kayboldu. Çay gönderdi.
Sonra birden bir çoban salatası kokusu, ve sonra çoban salatası geldi, ardından, yoğurt kokusu ve yoğurt, köy ekmeğ kokusu ve köy ekmeği, kızarmış anne patatesi, közlenmiş biber-domates veeeeee en sonunda satır et. Eti satırla doğrayıp baharatlayıp közde pişiriyorlar. Çiğnemene bile gerek yok. Ağzında dağılıyor zaten. Bütün bunlar 8 kişi için 70 ytl.
Bol sarı çamurlu, ıslak bir gelibolu yarımadası turundan(**) sonra, akşam Edirne'ye geçip geceyi orda geçirdik. Pazar günü Edirne da yağmur hiç dinmedi, hayal ettiğimiz fotoğrafları çekemedik. Objektiflerimiz hep buğulandı. Ama öğrencilik yıllarımda Edirne'de geçiridğim sefalet günlerinden sonra Edirne sokaklarını araba ile gezmek oldukça garip bir duyguymuş.
Tava ciğeri bir önceki akşam yediğimiz için öğrenciyken hiç gitmediğimiz Lalezar'a gittik öğlen yemeğinde. Dönerken Keçecizade'den badem ezmesi, selanik kurabiyesi gibi saray tatlıları bile aldık anasını satayım. Bırak badem ezmesini, eskiden Keçecizade'nin önünde sadece arkadaşlarla buluşabilirdik.
* bacanakların kurduğu bir turizm firması. baco'lardan biri kıyak.
baco-tur, her noktası mutluluktur.
**bir rehberle gitmek veya gitmeden herşeyi okumak lazım. yoksa orda salak salak bir sürü herif yalan yanlış bir sürü şey anlatıyor.

