
Lig bitti. Lig'in bitimine 3 hafta kala bir dostumun sayesinde lig.tv'imizde oldu. Böylece ne zamandır evde seyredemediğim lig maçlarını seyreder oldum.
Fenerbahçe gibi ekonomik gücü büyük şirket takımlar bir Fenerbahçe'li olmama rağmen artık bana pek keyif vermiyor. Dünyanın en yetenekli futbolcularını toplasınızda futbol sadece yetenek oyunu değil. Birazda inanç oyunu. İnançlı takım ne kadar zayıf olursa olsun, güçlü tarafın direncini kırabilir. Hani avrupa yakasında bir bölümde Cem kavga etmenin formülünü çözmüştü, diyordu ki; "Kimse kavgadan korkmuyor, kavga ihtimalinden korkuyor". Sahada da böyle, kaybetmekten korkmayan takım genelde kazanan takım oluyor.
Galatasaray son 6 haftasını hocasız geçirdi diyor basın. Bana göre
Cevat Güler hocadan daha iyi başka kimseyi bulmazdı. Felipe Scolari gelse GS şampiyon olamazdı bence, ama Cevat hoca ile oldu . Neden ? Çünkü adam çizgili eşofmanlarla duruyor saha kenarında, takım gol atınca öyle ulan basın beni seyrediyor, soğukkanlılığımı bozmayayım, iyi poz vereyim gibi bir derdi yok, seviniyor adam, yerinde zıplıyor. İşin garibi Cevat hoca amatör olarak voleybol ve futbol oynamış, ama hiç profesyonel olarak futbol oynanamış. Hocanın uzmanlık alanı kondisyon, ayrıca adam öyle basit bir antranör değil aynı zamanda akademik kariyeride var. İstanbul Üniversitesi Beden Eğitimi bölümünde hocalık da yapıyor. Ne kadar alçak gönüllü biri olduğunu
şu röportajdan'da anlayabilirsiniz.
Dar Alanda Kısa Parlaşmalar'daki
Hacı Hoca vakkası ile karşı karşıyayız. Ne diyordu Hacı Hoca;
Ne kadar iyi oynarsan oyna, eğer iyi bir takımın yoksa asla kazanamazsın. Dolayısı ile Cevat hoca Galatasaray'ı takım yapmıştır. Kendisi bana göre süpermarketlerle savaşan kahraman bir bakkaldır, fotoğrafta da tam bir süper mario'dur :) . Korkarım ki Galatasaray bu adamı tutmayacak belliki, yerine şimdiden birini bakıyorlar son haberle göre. Yazık.