Şiiri hatırlayanlar kimden bahsettiğimi bilirler. Kadınlardan bahsediyorum. Nazım Hikmet, kadınlarımız şiirinde şöyle der;
(...)sanki hiç yaşamamış gibi ölen ve soframızdaki yeri öküzümüzden sonra gelen(...)
Bu bakış bence hala aynı. hergün gazetelerde öldürülen bir sürü kadın haberi okuyoruz. Kadınlar Türkiye'de ve diğer tüm müslüman ülkelerinde insan yerine konulmuyor. Bu yüzden hiç bir zaman bu ülke bir atılım yapamayacak, çağdaş bir ülke olamayacak.
Bir ülkenin gelişmişliği kadınların gelişmişliği ile paraleldir. Kadınlarımız ne kadar cahilse o kadar cahil ülkemiz, kadınlarımız ne kadar pasif ise o kadar pasif ülkemiz. Kadınlarımız ne kadar yobazsa o kadar yobaz ülkemiz.
Neden böyle ?
Çünkü bizi bu kadınlar büyütüyor. Erkekleri de, kadınları da bu kadınlar doğruyor, yetiştiriyor. Başımıza gelenlere "Sabret oğlum, asilik yapma" diyen de ,yeri gelince namus cinayetlerine onay veren de, kız çocuklarını okutmayan da, kumaya, 3-4 kadına göz yumanda aynı kadınlardır. Annesi ister belki küçük kızı okusun, 12 yaşında evlenmesin, ama babannesi der ki HAYIR. Gelin susar. Gün gelir o gelin babanne olur, torunu okula gidecekken derki HAYIR. Bu böyle sürüyor..
Burada kadınlar gününde kadınları suçlamak değil niyetim elbette. Ama kadınlarımız eğitimli olsa, en azından okur-yazar olsa, ne ülkemiz bu halde olur, ne bu cinayetler olur. Bu cinayetleri işleyenler erkekler olsada o erkekleri kadınlar büyütüyor. Zihinlerindeki yapılacaklar, yapılmayacaklar hep ilk önce anneler tarafından öğretiliyor. Bir çocuk bir katil oluyorsa , o çocuğun zihninde daha önce başka bir katil'lere ses çıkarmayan anneleri, babanneleri var.
Türkan Saylan neden sadece kız çocuklarına burs veriyordu ? Herşey kadınlarda başlıyor ve onlarda bitiyor da ondan.
sürülmüş toprağın ve şehirlerin bahtı
bir şafak vakti değişmiş olur,
bir şafak vakti karanlığın kenarından
onlar ağır ellerini toprağa basıp
doğruldukları zaman.
Fotoğraf: Zeki Ortakçı : http://www.fotokritik.com/2167529
(...)sanki hiç yaşamamış gibi ölen ve soframızdaki yeri öküzümüzden sonra gelen(...)
Bu bakış bence hala aynı. hergün gazetelerde öldürülen bir sürü kadın haberi okuyoruz. Kadınlar Türkiye'de ve diğer tüm müslüman ülkelerinde insan yerine konulmuyor. Bu yüzden hiç bir zaman bu ülke bir atılım yapamayacak, çağdaş bir ülke olamayacak.
Bir ülkenin gelişmişliği kadınların gelişmişliği ile paraleldir. Kadınlarımız ne kadar cahilse o kadar cahil ülkemiz, kadınlarımız ne kadar pasif ise o kadar pasif ülkemiz. Kadınlarımız ne kadar yobazsa o kadar yobaz ülkemiz.
Neden böyle ?
Çünkü bizi bu kadınlar büyütüyor. Erkekleri de, kadınları da bu kadınlar doğruyor, yetiştiriyor. Başımıza gelenlere "Sabret oğlum, asilik yapma" diyen de ,yeri gelince namus cinayetlerine onay veren de, kız çocuklarını okutmayan da, kumaya, 3-4 kadına göz yumanda aynı kadınlardır. Annesi ister belki küçük kızı okusun, 12 yaşında evlenmesin, ama babannesi der ki HAYIR. Gelin susar. Gün gelir o gelin babanne olur, torunu okula gidecekken derki HAYIR. Bu böyle sürüyor..
Burada kadınlar gününde kadınları suçlamak değil niyetim elbette. Ama kadınlarımız eğitimli olsa, en azından okur-yazar olsa, ne ülkemiz bu halde olur, ne bu cinayetler olur. Bu cinayetleri işleyenler erkekler olsada o erkekleri kadınlar büyütüyor. Zihinlerindeki yapılacaklar, yapılmayacaklar hep ilk önce anneler tarafından öğretiliyor. Bir çocuk bir katil oluyorsa , o çocuğun zihninde daha önce başka bir katil'lere ses çıkarmayan anneleri, babanneleri var.
Türkan Saylan neden sadece kız çocuklarına burs veriyordu ? Herşey kadınlarda başlıyor ve onlarda bitiyor da ondan.
sürülmüş toprağın ve şehirlerin bahtı
bir şafak vakti değişmiş olur,
bir şafak vakti karanlığın kenarından
onlar ağır ellerini toprağa basıp
doğruldukları zaman.
Fotoğraf: Zeki Ortakçı : http://www.fotokritik.com/2167529

2 yorum yapılmamış: