silivri cezaevi
Biliyorsunuz bugünlerde Silivri cezaevinde acayip adamlar var. Profesörler, avukatlar, emniyet müdürleri, öğrenciler, generaller, istihbaratçılar, rektörler, televizyoncular, politikacılar,bilim adamları, gazeteciler.
Bu kadar eğitimli adam Silivri'de olunca piyasada hep boş adamlar kaldı haliyle. Ülkenin yetiştirdiği bir nesil komple cezaevinde. Geçen gün yeniden başlayan duruşmalarda "şüphelilerin" kimlik belirlemesi sırasındaki tavırlarından anladığım kadarıyla içeride acayip muhabbet var, herkes halinden memnun. Kesilmiş cezam olsa hemen gider Silivri'ye yatarım. Konuşacak çok adam ve çok zaman var.
Tuncay Özkan'a ikametgahını soruyor hakim, "silivri cezaevi" diyor. Gürbüz Çapan'a mesleğini soruyor, "profesyonel suçluyum, her türlü suçu işlerim" cevabını alıyor hakim. "Dev-yol davası olur alırsınız, ergenekon davası olur alırsınız." Sanıklar içindeki öğrencilerden birine geliri soruluyor, "kredi ve yurtlar kurumundan aldığım aylık 180 ytl kredi tek gelir kaynağım" diyor çocuk.
Bence AKP hükümeti bunları bir araya koyarak büyük hata yapıp kendi sonunu hazırlıyor. Bunlar içerde kesin bir şeyler planlar şimdi. Yukarda saydık, ülkeyi yeniden yapılandırmaya yetecek sayıda entellektüel var içerde. her konuda bilgi birikimi, hepsi bir arada, zaman bol, fikir çok. tahmin ediyorum içeride yoğun şekilde ülke gündemi konuşuluyor. Mutlaka gelecekle ilgili planlar da yapılıyor. Belki yeni kitaplarda yazılıyor.
Dur bakalım 1-2 yıla ordan başka bir hareket doğacak bence.

7 yorum yapılmamış:
Ben de aynı fikirdeyim :)
Doğru, bak bunu düşünemediler... Dışardayken asla biraraya gelemeyecek insanları aynı çatı altında toplamışlar, güzel güzel planlar yapıyorlardır şimdi. Hapisanelerin eğitim düzeyi dışardakilerden çok yüksek. Bir şeye güveniyorlar galiba! Yargılanmadan, aklandıklarını göremeden bu dünyadan göçmeleri...
Bu dünya Sultan Süleyman'a kalmadı, kim öle kim kala... Ama şu bir gerçek ki şimdilik herkese tepeden bakanlar yarın unutulup gidecekler. Kimler geldi, kimler geçti? Kimsenin ahı kimsede kalmaz... Alma mazlumun ahını çıkar aheste aheste, demiş atalarımız...
Bu konuda son zamanlarda okuduğum en mantıklı yazıydı. Düşün sen gerisini :))
Hüzün bir yıldız kadar uzak, mutluluk göz bebeğinin kadar yakın olsun, umutların gerçek, gerçek mutlulukların sonsuz olsun.
Harikasın arkadaşım,Sevgiler.
:))))
harika tespit :)
Nuray
Selam, bende yeni blogculardanım, ordan oraya derken sizin blogda buldum kendimi, öncelikle şu yabancı ülkelerin bizleride okumasını sağlayan vidget ile ilgili hizmetinizden bende yararlandım, bu yüzden teşekkür ediyor ve izninizle sizi listeme ekliyorum.Yazınızı okudum, hem tebessüm ettim hem düşündüm, bencede bu kadar beyini bir arada tutmak, dışarda serbest olmalarından daha tehlikeli, bu zatlardan korkanları kastediyorum, ama bir kişiyi unuttular, yani "ATATÜRK'Ü" hani mümkünü olsa ruh çağırma seansı düzenleyip içeri alıcaklar, "Atatürkçü düşünenleri toplamaktansa kendisini alalım en garantisi" deyipte.Nediyelim Allah akıl fikir versin,faşistliğin şowenistliğine soyunan şak şakçılara da "silivrinin yolları taştan sen çıkardın bizi baştan" şarkısını burdan hediye ediyorum :)
Neyse karamizahla tebessüm etmiycemiz günler gelir inşllah.Sitenizi beğendim, içeriği ve kosepti çok güzel, emeğinize yüreğinize sağlık.sevgiler.
ay canım karseşim GÜNAYDINNNNNN
klasik bir sekilde babalığını kutluyorum,İnşallah yavrun analı babalı büyür
bu laflar varyaaaaa derinine düşününce o kadar güzel temenniler içeriyorki bende 2 çocuğumda babamızı kaybetme korkusuna kapılınca vardım.
babasız çocuk,annesiz çocuk...
MAZALLAH...
ERGONEKONunuda yazacaktım
etki yetki sahibi insanlar öyle sindiriliyorki,hakimler savcılar yarın korkusumu taşıyor ne,cesur yürek insanlar gerek...
kim çıkıp kime dur diyecek,siz ümidi nerde görüyorsanız,bizimlede paylaşın olmazmı?