05 Mart 2008

doğum günü

Doğum günlerini hiç sevmem, pasta sevmem ama sebeb bu değil.

Daha ilkokula giderken sınıftan bir kızın doğum gününe bir tuğlayı paketleyip hediye diye götürmüştüm. Tabi bütün okul, gelen en büyük ve en ağır hediyenin ne olduğunu merak etmeye başlamıştı. Hatta lanet olası öğretmenler bile. lanet olası diyorum çünkü hediyeyi bütün sınıfın önünde kıza vermemi istediler. Verdim. Hass. olanları hatılamak istemiyorum. Kız önce heyacanla paketi açmaya çalıştı, sonra elinden yere düşürdü, değerli hediyesi kırıldı zannedip gözleri doldu. bana üzgün bir şekilde baktı. Ben,
-önemli değil, bir tane daha alırım dedim. Neyse kız paketi açtı , gözleri yavaşça büyüdü, bana baktı, sonra tekrar elindeki tuğlaya baktı. kaldırabilse kafama tuğlayı çakacaktı ama o ağlamayı tercih etti. tuğlayı gören sınıftan "oououououou" gibi salak bir ses çıktı . Kız tekrar bana bakıp, -bu defa gözler küçücük, kısılmış şekilde-
-alla belanı versin (üsnü şenlendiricinin karısnın tonuyla oku) diyerek sınıftan çıkıp tuvalete gitti. ona destek olan diğer kızlarda arkasından.(mırıl mırıl mırıl) O kızlara destek(?) olan şerefsiz arkadaşlarımda pis sırıtışlarla onların arkasından. Öğretmenler "ayaklı ansiklopedi" dedikleri bana bakıp,
-yakıştımı sana sefer
dediler ve dönüp gittiler. Sınıfta bir başıma kalmıştım, bir süre gençliğe hitabeyi okuyup kendimi iyi hissetmeye çalıştım ama olmadı. Hernedense herkes çok gülecek sanmıştım.

Yaş 8, Sınıf 2. Kızlar konusunda ilk ders. kızlar erkekler gibi değildir. Nasıllar diye sorma, hala bilmiyorum ve bu ilk önermemin her zaman arkasındayım.

Geçenlerde doğumgünü sevmememin sebebi bu da olamaz, başka bir şey olmalı diye düşünürken kafama aniden çakan bişey-karımın terliği sanırım- ile fark ediverdimki benim doğum günüm yok , ondan sevmiyorum demek ki.

nasıl yok derseniz şöyle; abimin doğumunu saatine kadar hatırlayan annem benim seneyi bile hatırlamıyor. "bubanın muhtar olduğu seneydi" diyor. babamda rahmetli soramıyorum, konu komşuya soruyorum.

-amit aacı benim bubam ne zaman muhtar oldu?
-olmaz olaydı, bu tv yi o getirdi bu köye, bak kimse kimseyle konuşmuyor artık. (hay muhabbetinize)
-hangi sene amit aacı?
-ne bileyim be kızan, elektriklerin geldiği seneydi, o sene çok kış yaptıydı.
-her boku hatırlıyorsunda senesinimi hatırlmıyorsun?

benim doğum günüm yok, ayım var. ekim ayı işte. öylede de demez annem. derki "kasıma 25 gün vardı". sanırsınki 5 ekim. "haaayır öyle değil" der 30 yaşındayken. bütün arkdaşlıklar kurulmuş, dostluklar edinilmiş, herkes 5 ekim diye kutluyorken o "koca kasım'a 25 gün vardı, pancar çıkarıyorduk işte kızanım" deyiverir.

-kasım günleri 8 kasımda başlar, bu durumda 13 ekimdir benim doğum günü dimi anne?
-üledir eralde be kızanım. rüştü'nün düün vardı, cumartesiydi.
-allam hiç doğmasaydım.
-rüştü abi istiymki sana bişi sorayım, sen ayın kaçında evlendin?
-abe kızan, bubanın muhtar olduğu seneydi, elektirikler yeni geldiydi.

yine başla döndük..

Ölecek diye 6 ay , mayıs'a kadar beklemişlerde taa mayıs ta kaydettirmişler. o bakımdan 6 ayda bir doğum günü. işyeri, okul gibi resmi yerlerde 10 mayıs, sivil hayatta bir kısım eş dostla 5 ekim, annemin son kazığını bilenlerle 13 ekim.

Edit: 6.3.2008 14:50
Bu yazıyı yazmamda bana esin kaynağı olan biyo'ya tşk etmeyi unutmuşum. Edeyim bari..:)) Ancak aynı biyo blogunda kültüre, mantara
google aramalarında da esin kayağı oldum demiş. Bu konu çoooook önceden beri, bütün bloglarda işlenir biyo hatun. Ayrıca benim bloguma gelen arama bana, seninki ler sana.

Çıkma teklifi edemeyen sünepeler, ayak peşinde koşan fetişçiler, kedi olmak isteyenler(!), düşük yapanlar, anahtarını habire kaybeden unutkanlar hep sende. Eşekçiyi saymıyorum bile. Ben anlamıyorumki sen orda ne yazıyorsun. allam ya.

11 yorum yapılmamış:

ZAMANDAN SIZAN...KIYMET dedi ki...

Biyonunda bir doğum günü yazısı varki..Satırlara dökülünce tam eğlencelik olmuşdu ifadeleri.. Sizinde tombaladan sürekli bir sayı çıkıyor..Söz konusu kadın olsaydı keyif vereceği kuşkusuz ama sizi yormuş belliki.. :)

Sefer Kılıç dedi ki...
Bu kayıt, yazar tarafından kaldırıldı.
Sefer Kılıç dedi ki...

biyo'nun yazısını okudum. zaten esin kaynağım o yazı oldu. ama yordu tabi, dinleniyorum şimdi :)

kıyak dedi ki...

Bilmezmisin doğumda ölüm gibidir.
ne zaman ölceğini bilirmisin doğumunu sorar, sorgularsın. kefenini biçtin mi? el olmuş pastanı sorarsın.

Bilmezmisin doğum dendiğinde ölüm gelir akla...
Sen ne zaman öleceğini mi sorarsın doğumunda kalmış aklınla?
Boşver gününü gün et.

Sefer Kılıç dedi ki...

sevgili kıyak. ne demek istediniz. yoksa bendemi öleceğim bir gün? anlayamadım.

kıyak dedi ki...

ölüm çocuum...
aynanın arkasındaki sırra benzer.
aynanın sırrını çıkartırsan ayna, ayna olmaktan çıkar sır ise elinde kalan toza döner.
göstermez sana saçlarının beyazını...

Biyo dedi ki...

Sefer oğlan edite ne gerenk vardı yahu!?
Ben takıldım sana ayol.

Gogıl aramalarını da,
doğum günleriyle dalga geçen komik yazıları da ben icat etmedim nihayetinde.

Ben de birilerinden gördüm ki esinlenip kendi gogıl aramalarımı yazdım sonuçta dimi ama!?

Benim blogumda neler yazdığımı biliyorsun.Gogıl abi bazen kafasına göre takılıyor.Aranan cümledeki 5 kelimenin birini yada ikisini benim yazılarda bulsun cartdadanak bana yönlendiriyor davarları.E bende yazarken dilimin,elimin kemiği olmadığı için veriyom alayına kalayı bana geliyo tüm öküzler ,ben napiiim a sefer oğlan !?

Yalnız " KIYMETLİM KIYMET" in burayı nasıl bulduğunu merek ettim?

Yazımdaki ""Tüm mantarlara esin kaynağı olmak ümidiyle bu yazının gelirini "Türkiye mantar ve kültürel zottirikler klübüne"bağışlıyorum!
""ifadesinden kültür mantarını bulmuş olamaz heralde :))
(Olabilir de aslında,ondan her zekiliği beklerim )

KIYMET'i kamuoyunu aydınlatmaya,ışığıyla gözlerimizi kamaştırmaya davet ediyorum.
Buylun efenim!

Biyo dedi ki...

Ha bide KIYAK diyor ki:

"Ölecen oolum ölecen!
Ayın 3 üde olsa 5 ide olsa 25 ide olsa geberip gidecen!
Kasma!Koyver gitsinnnn!"

Biyo da diyor ki:
Hayat Kısa İyi Yaşa!

Allahın işine karışmak istemem ama gecinden git yine de Sefer oğlan!
(Allaaam ne diyom ben,ilk kez Sefer için iyi bişey dedim!Bu ben olamam!İmdalk!!)

Sefer Kılıç dedi ki...

oğlum KIYAK: bu sabah bir aynanın içinden geçtimde geldim buraya. ne sır kaldı, ne saklı başka bişey. (2 kişinin bildiği sır değildir, dikkat et kendine.. :)

kızım BİYO: benim ölmeye pek niyetim yok. iyi dilekler için bilmukabele diyorum. gugıl işleri hep latife, napıcan 2 günlük dünyada oyalanıyoruz böyle işte. gelecek kuşaklara miras diye buralarda 1-2 yorum bırakabilirsek ne mutlu bize.:)

Kıymet'e de ayrıca saygılar.

ZAMANDAN SIZAN...KIYMET dedi ki...

herkese açık bir yazıdır..
buraya nasıl düştüm..(bu kelimede duruma göre olumsuz sayılabilir ama ben olumlu anlamda kullanıyorum biline!! ) şimdi hatırlamıyorum..neden hatırlayamadığımda hatırlamıyorum..Bu aralar hafıza çalışmaları yapıyorum..Osman Müftü hoca dedi ki geçenlerde bir yazısında metropollerde yaşayanların böyle bir sıkıntısı var korkulacak bir durum değil evinin yolunu, oturduğun katı unutmuyorsan normaldir ama be adam ben o noktaya gelince zaten iş işten geçmiş olmayacak mı? Hafıza tazeleme konusundada evine gittiğin yolu değiştir hep yaptığın sıradanlıklı şeyleri değiştir mesela evine gittiğin yolu değiştir, işine gittiğin yolu uzat o bu gibi saçmalık..hem metropolde oturacaksın aklın sadece en stressiz ve en kısa yoldan eve nasıl varırım olacak ama aynı zamanda hafıza çalışmaları için başka yoldan eve gitmeye çalışacaksın sonra bu kadar stresten prozak başlayacaksın dalgamı geçiyor adam ne?
Neyse efendim kendimce hafıza çalışmalarım var işe yararsa paylaşırım..işe yaramazsa zaten yapılacak bir şey kalmamış olacak Filler gibi atayım kendimi bir yerlere sessizce bekleyim Azrail kardeşi..
Şunu biliyorum ki Biyo kardeşim mühimdir benim cephemde.. yazdığı insanları önemserim tesadüfen bile düşmüş olsam evvela onun imzası olduğu bir blogda zaman geçirmeyi kendime kafadan uygun bulurum..Sefer kardeşim izin verirsede takip etmeyi sessizce sürdürmek isterim..

Sefer Kılıç dedi ki...

izin ne demek, beni sizler var ettiniz :)

Yorum Gönder